22 Ağustos 2017 Salı

YANINA KAR KALAN NE?

Her şeyin güzel olması için  çalışıyorsanız, hayatın tadını çıkartmak yeni hedefiniz olsun. 

"Ben ne istiyorum, neler yapmak istiyorum?" kısmıyla ilgilenmelisiniz. 

Bugünün en güzel anı neydi? Düşündün mü?

Hedefinde ne kadar ilerledin, bunu hesapla. Yeni iş buldun mu? Buna bak. Yeni yerler gördün, yeni insanlar tanıdın mı? 

Bugün eğlenceli kaç dakikan, kaç kahkahan oldu saydın mı? Bu seni ilgilendiriyor. 
Alanında ne gibi fark yarattın? Buna bak. 

Kendini sıkmakla bir şey değişmediğine göre, seni sıkanlardan uzaklaş. 

Bugün hediye aldın mı? Mutlu olmanı isteyen kaç kişi hayatında? Bunlar seni ilgilendiriyor. 

Bir tebessümün için, kim ne yaptı? Kimin aklına düştün de halini hatırını sormak için aradı, mesaj attı? Bunlara bak. 

Kahvenin yanında bol su içtin mi? Günlük yürüyüşünü yapıp, derin nefes aldın mı? 
Ojeni asetonla silip, yeni renk denedim mi? Bunları düşün. 
Yeni kitapların için bugün ne kadar yazı yazdın? Öğrendiklerini paylaş, güzel olan bu.

Aylardır eline almadığın boyaların nerede, tuvalin ne alemde baktın mı?
Kaç sayfa kitap okudun, ne öğrendin? Bunlar yanına kar kalmalı. 
İngilizce öğrenmek için bugün kaç cümle ezberleyip, tekerlemeye çevirdin? Hedefin için bir adım ileri atmanı sağlayacak. Boynu bükük öğrenmeni bekleyen İtalyanca için ne yaptın? 

Canını sıkan dolap temizliği işlerinden bugün kaçını yaptın? Kaç kıyafet daha işine yaramıyor diye çöpe attın? Ohhh ferahladı dolabın...
Yeni yemekler yaptın mı? Mutfakta elin hızlandı mı? Yeni bir tarif de sen ürettin mi? Bunlar hayatın tadı tuzu olan...
Yeni filmlerde neler var? Sinemaya gidip, hayattan kopup kendini filmin akışına kaptırdın mı? Bunlar yeni vizyon kazandıran... 

Masanın üstünde duran okunacak kitapların, kaçını okuyup hayatına uyguladın? Bunlar ufkunu açanlar...
Yeni hobi edindin mi? Denemediğin spor kaldı mı? Yeni yerler gördüğünde bir kare de burada çektin mi? Merak ettiklerin bunlar...
Farklı seminerlere gittin mi? Farklı insanlarla, bilmediğin konular hakkında fikirler edindin mi? Bunlar empati kaynakları... 

Görmek istediğin kaç müzeyi gezdin, kaç eğlence yeri gördün, kaç farklı denize girdin, yüzme konusundaki korkunu ne kadar daha yendin? Bunlar mutluluk kaynağı...
Dinlemediğin kaç müzik türü var? Gitmek istediğin konserleri listeleyip, gittin mi? Bunlar kulağının küpeleri...

Her sene yapılacak diye yıl başında yazdığın, yıllardır yapamadıklarının kaçına tik atıp yeni hedefler belirlemeli diyebildin. Bunlar hayatın keşfi... 

Kısacası dostlar, yeni yıl gelmeden, yaşadığın zor günlerin bitmesi için değişmen gerektiğine karar ver. O zaman değişim başlar... Yeni iş,  yeni yerler, güzellikler ve yenilikler hepimizin olsun. 

20 Ağustos 2017 Pazar

MEDYA OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİ ALAN ÇOCUKLAR DAHA SEÇİCİ

Medya okuryazarlığı konusunda yıllardır haberler yapıyorum. Bu konunun önemin dikkat çekmek için uzmanların uyarılarını gündeme getiriyorum. 

Medya okuryazarlığı alanındaki çalışmaları incelediğimde bir şeyi fark ettim. Medyanın içinde çalışan gazetecilere hiç söz hakkı verilmiyor. Sadece tek taraflı yapılan araştırmaların etkisinin olmayacağını, teorik ile pratik arasında kopukluk olacağını kimse sorgulamıyor. Yani iş, teorikte anlatıldığı gibi olmayabiliyor. Öyle örnekler çıkıyor ki, medya okuryazarlığı için uygulanacak adımlara uyuyor ancak bir noktada aslında hatalar gözden kaçabiliyor. Bu nedenle teorik ile pratik bir arada olmadıktan sonra yapılan çalışmaların anlamı yok. 

Medyadan uzak medya okuryazarlığı çalışmalarının işler olması mümkün değil. Bu işlerin düzenlenmesi için, gazetecilerin özlük haklarının düzeltilmesi ve uzmanlaşmaları için imkan tanınması gerekiyor. Şunu da unutmamak gerekir, birçok gazeteci medya okuryazarlığının ne olduğunu bilmiyor. 

Okullarda medya okuryazarlığı eğitimlerinin verilmesi güzel bir adım. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü  Medya Okuryazarlığı Araştırması yapıldı. Çalışma, Türkiye genelinde 26 bölgede ve 37 il ve ilçe merkezinde Medya Okuryazarlığı Dersi alan 1273 ilköğretim öğrencisi ile gerçekleştirildi.

 Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin;

  •  %98’inin televizyon izlediği, televizyon izleme sürelerinin hafta içi ortalama 3 saat 34 dakika, hafta sonu ise 3 saat 59 dakika olduğu,
  •  Yaklaşık %57’sinin radyo dinlediği,
  •  %87’si için sahip olunan iletişim araçları arasında cep telefonunun kendileri için çok önemli veya önemli olduğu,
  •  %68’inin cep telefonun bulunduğu ve bunlardan %71’nin cep telefonundan internete erişim sağladığı sonucu çıkmış. 
Medya Okuryazarlığı Dersi alan öğrencilerin %52’sinin televizyon programlarında daha seçici davrandığı ve yaklaşık %61’nin bu dersin medya araçlarını eleştirel bir gözle incelemesini sağladığı yönünde görüş belirttikleri, tespit edilmiş.


  • Öğrencilerin önemli bir bölümü cep telefonu ve bilgisayarı vazgeçilmez olarak görmektedir.
  • Sosyal medya ağlarına bağlanma, öğrencilerin internet kullanımındaki öncelikli amacı ve en sık yaptığı aktivite konumundadır.
  • Öğrencilerin çoğunluğu Medya Okuryazarlık Dersini faydalı bulmakta ve ebeveynlerinin de medya okuryazarlığı eğitimi almalarını talep etmektedir.

Çocuklar seçerek yayınları takip ediyor. Bu işin öneminin farkında olmaları çok güzel. Çocuklara daha anlaşılır ve kullanabilecekleri şekilde konu anlatılırsa, etkisi daha da fazla olacaktır.  Bilinçli çocukların sunulan yayınları seçmesi, eleştirmesi ve ona göre tepki göstermesi için medya okuryazarlığını öğretmeliyiz. 


19 Ağustos 2017 Cumartesi

MEDYA İLE İLGİLİ ÖĞRENDİĞİNİZDE HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK GERÇEKLER

Haberleri okurken ya da izlerken, "Söylenenler gerçek mi yoksa yalan mı?" diye düşünür müsünüz? Yalan olma ihtimalini düşünmeden hemen inanır mısınız?

Hayatımızın merkezinde olan ve yöneten medya hakkında belkide farkında olmadığınız bazı gerçekler var. Medyayı anladığınızı düşünürken bardağın boş tarafına bakmayı öneriyorum. Çünkü, bildiğimizi düşünmek, öğrenmemizi engelleyecektir. Belli bir noktaya kadar bilebiliriz, belli noktayı yukarı çıkartmak için bilgi eklemeye devam etmemiz gerekir. 

Kriptololji yani gizli şifreleri çözmek gibi, kelimelerin arkasında yatan gizli mesajı çözmektir medya okuryazarlığı. Gizli mesajı çözerek, medyanın bizi yönlendirmeye çalıştığı şeyi anlamış olacağız.         

Medya Okuryazarlığı nedir?

Medya okuryazarlığının çok farklı tanımları var. Bir tanımda; "toplum içinde medyanın nasıl bir rolü olduğunu anlayabilmek" olduğu söylenir. (Messaris,1998)

Medya okuryazarı; medyada yeniden kurgulanan iletileri ayırt edebilen ve al­gılayabilen, onunla ilgili yorumlarda bulunabilmek için ayrı bir beceri, altyapı bilgisi ve eğitsel organizasyon gerektiren bir eğitim sürecinin sonucu olarak medya yetkini sıfatını hak eden kişiyi betimleyen bir terim olarak algılanabilir. Bir başka görüşe göre de medya okuryazarı; basılı ve elektro­nik medyayı çözmek, değerlendirmek, analiz etmek ve üretmek yetilerine sahiptir *.                                                                                                                                                                           
Medya Okuryazarı olunca ne yaparız?

Korku filimi izlerken, müziğin ritminin değişmesi korku dolu sahnenin yaklaştığını anlatır. Reklamlarda, herhangi bir ürün tanıtılırken, aslında bir yaşam tarzının sunulduğu algısı oluşturulduğunu fark ederiz. 

Medya okuryazarlığının kapsamı şu şekilde sıralanıyor: 
  1. Bilgiye erişim
  2. Çözümleme
  3. Değerlendirme
  4. Üretme
Başka yazılarımda detaylandıracağım maddelere ek olarak Silverblatt (1995) Medya Okur-yazarlığının yedi temel ilkesini şu şekilde sıralıyor: 
  1.  Bireylere medya tüketimi konusunda bağımsız karar verme gücü aşılama, 
  2.  Medya iletişimi ile ilgili konulara odaklanma,
  3.  Medyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkisi konusunda farkındalık yaratma, 
  4. Medya mesajlarının analizi ve tartışılması için stratejiler geliştirme, 
  5. İnteraktif medya içeriğini bir metin olarak çağdaş kültürümüze kazandırma konusunda farkındalık geliştirme 
  6. Medya içeriğini anlama ve takdir etme becerisi kazandırma  
  7. İnteraktif medya iletişimcilerini etkili ve sorumluluk taşıyan medya mesajları üretmeye teşvik etme. 

Medyada gördüğümüz her şeyi hemen tüketip, sindirme aşamasına geçmeden önce neler yapılacağına dikkat etmek gerekiyor. TEDX Bahçeşehir Üniversitesi'nde medya okuryazarlığını, sağlık okuryazarlığı açısından ele alan bir konuşma yapmıştım. Dedektif olup, elimizdeki haritadan ipuçlarını toplayarak bir oyun oynamıştık. Medya okuryazarlığı için de geçerli olan oyunun, farklı versiyonlarını hazırlayacağım.                                                                                                                                                                                                    



18 Ağustos 2017 Cuma

NİTELİKLİ GAZETECİLER TOPLUM İÇİN NEDEN GEREKLİDİR?


Toplum bilincinin artması, nitelikli gazetecilerin olmasıyla artış gösterir. Sade ve güvenilir bilgiler, gerçek uzmanlar tarafından halka ulaştırılır. Ulaştırmanın ötesinde görevleri olan araştırmacı gazetecilik mesleği bu nedenle en onurlu mesleklerdendir. Etik ilkelerin ışığında, insanların hayatını şekillendirir. 

Geleneksel medyanın cazibesi, gazetecileri yeni medyaya karşı bir tutumda davranmalarına neden olsa da çağın hızına uyum sağlayıp, yine başrolde yerlerini aldılar. Gazetecilere, her gün birçok haber akışı olur. Bunların içlerinden önemsiz, belirsiz olanları yani haber değeri taşımayanları elerler. 

Özel televizyonların olmadığı 1979 yıllarında Hans Heigert, Süddeutsche gazetesindeki yazısı günümüzdeki durumu da özetliyor, yazılı basındaki özensiz gazetecilik ve haber programlarında birbirinden kopuk düşüncelerin laf salatası gibi düzensiz şekilde iletilmesi durumundan yakınıp şunları söylüyor: "Bu seni önce sinirlendirir, sonra öfkendirir, daha sonra da etkisizleştirir ve nihayeti öyle vurdumduymazlaştırır ki, ne aktarılırsa aktarılsın her şeye razı olursun." 

Gazetecinin görevlerinden biri günümüzde, bilgi selinin içinde süzgeç görevi görerek veri çöplüğünden arındırmasıdır. Nitelikli gazeteci, olayları değerlendirip, yorumlayıp açıklığa kavuşturur. 

Çalışma disiplinine sahip gazetecilerin, "bugün keyifsizim" deme lüksleri yoktur. İnsanları konuşturmak için özgüven sahibidirler. Çünkü, bilmedikleri yerlerde tanımadıkları insanları konuşturmak kolay iş değildir. 

Gazeteciler hızlı düşünür, hızlı iş yaparlar. Bir süre sonra neden aceleci davrandığımız sorulur çevremizden, çünkü bu bir yaşam şeklidir. 

Gazeteciler, öğrenme çılgınlarıdır. Öğrenmeyi severler, merak ederler, soru sormaktan bıkmazlar. Öğrenmek istedikleri bilgi için mücadeleci bir yapıları vardır. 

Gazetecinin seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok olur. Yani  nitelikli gazeteci, cahil diplomalılar, uzman gibi dolaşanlar, yalan haber yayanlar ve insanları kandıranların karşısında durmaktan çekinmez. Sadece hatayı sezebilen gazeteciler, gerçekleri keşfedebilir. 

İyi gazeteciliğin formülünü Wolf Schneider ve Paul-Josef Raue şöyle ifade ediyor:

İyi gazetecilik = yetenek + karakter + ansiklopedik bilgi  + mesleki bilgi 

Gazeteciler, haber alanlarına göre belli bir birikime sahip olmalıdır.  Mesela, kültür sanat alanında çalışıyorsa, temel düzeyde bu alanla ilgili bilgisi olmalı. Bilim  ve sağlık konularında yazıyorsa da, araştırma yöntemlerini, bilimsel yöntemlerle çalışmayı, bağlantılar kurabilmeyi ve öğrendiklerini yorumlayabilmeyi bilmelidir. 

Gazeteci aynı zamanda kitap kurdudur. Birçok farklı konuda kitap okur. Ayrıca gazetecilerin blogları olmalıdır. Sosyal medyayı kullanmakla kalmayıp, iyi şekilde yönetebilmelidir. Genel kültür bilgilerinin yüksek olması için, zaman zaman farklı etkinlikler ve çalıştaylar düzenlenmelidir. 

Öğrenmek, şüphe ile yaklaşmak ve bildiklerini paylaşarak, toplumda medya okuryazarlığı bilincini aşılayanlar nitelikli gazetecilerdir. Nitelikli gazetecilik, hayatın daha güzel olmasını sağlar. Gazeteci, süzgeç görevi görerek veri çöplüğünden bilgi arındırır.

15 Ağustos 2017 Salı

İLETİŞİMİNİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÖNCE BUNLARI YAPIN!

Mutlu hayatın peşinde konuşuyoruz, bu süreçte de sosyal medyadan sürekli paylaşımlar yapıyoruz. Bu paylaşımları bir amaç için yapsanız hayatınız nasıl değişir? Hiç düşündünüz mü?

Her gün bir amaç için uyanmak, insanı hedefine kitlenmiş şekilde mutlu olarak güne başlama nedenlerinden biridir. Bu hedef içinizi heyecanlandıracak bir şey olmalı. Hedefinizi düşününce bile mutlu olabilmelisiniz. 

Son dönemlerde, “Yapılacak her şey yapılmış, bize ne kaldı?” diyenlere 1931 yılında Gazeteci Lincoln Steffens’ın bir yazısıyla yanıt veriyorum: 

“Hiçbir şey yapılmadı. Dünyada var olan ne varsa yapılıyor ya da yapılacak.
En güzel resim henüz yapılmadı, en büyük oyun yazılmadı, en görkemli şiir okunmadı.
Yeryüzünde ne mükemmel bir demiryolu var, ne kusursuz bir hükümet, ne de uygulanan yasalar.
Fizik, matematik ve en gelişmiş ve en doğru bilim, temelden değiştiriliyor. Kimyanın bilim sayılması o kadar yeni ki; psikoloji, ekonomi ve sosyoloji çalışmalarıyla,
Einstein’ın doğmasını sağlayacak bir Darwin bekliyorlar.
Okullarımızdaki parlak çocuklara, bütün bunlar anlatılabilse, belki hepsi futbol, parti ya da hak edilmemiş mevkilerin uzmanı olup çıkmayacak. Ama anlatılmıyor, buna karşılık; onlara sadece bilinenleri öğrenmeleri gerektiği söyleniyor.
Bu hiçbir şey değildir.”

Yeni fikirler bulmak, kendinizi geliştirmek bu süreçte de yaşadıklarınızı blogunuzda yazmak inanın size farklı kapılar açacaktır. Şimdi sosyal medyayı daha etkili kullanmak için ipuçları vereceğim:

Özel hayatınızı sosyal medyadan uzak tutun. 
Kendinize bir hedef belirleyin, sosyal medya sizin hayatınızı yönetmesin, hedefiniz için bir araç olsun.
Sosyal medyayı kendinizi geliştirmek için kullanın. 
Beğeni ya da yorum almak sizin için önemli olmasın. 
Medya okuryazarlığı konusunda bilinçlenmeye çalışın. 
Kitap okuyun, film izleyin, yeni hobiler edinin ve bunlardan kendiniz için notaları paylaşın. 
Kendi gelişiminizi artıracak blog yazıları yazın. 
Bağımlılıkların nedeni bizi geçici süre mutlu hissettirmesidir. Bu nedenle mutlu edecek sağlıklı alışkanlıklar edinmeyi deneyin. 
“Bir şey bitiyorsa daha iyisi olur” düşüncesini hep aklınızda tutun.  
Mahremiyet kelimede kalmasın, sosyal medyada hedefinize uygun paylaşımlarda bulunun. 
Niteliksiz kişilerin söylediklerine itimat etmeyin. Söyledikleri konu hakkında eğitimleri olup olmadığına bakın. 
Sevdiklerinize zaman ayırın. 


Sosyal medyada yaşamadan, anın tadını çıkartın. Sizi motive eden paylaşımlar, aynı zamanda gelişmenize de katkı sağlayacaktır. 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...